Kastamonu’da yaşanan trajik ölüm vakalarının ardından bir basın açıklaması yayınlayan TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi, denetimsiz pestisit kullanımına sert tepki gösterdi: “Halk sağlığı alarm veriyor, gıda mühendisi istihdamı ve yerel denetimler acilen artırılmalı!”
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Şube Yönetim Kurulu, Kastamonu’nun Tosya ilçesinde bir yakınlarının bahçesinden topladıkları kirazları yedikten sonra fenalaşarak hayatını kaybeden 63 yaşındaki Ahmet Derin ve eşi Rahime Derin’in vefatı üzerine yazılı bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Kocaeli Şubesi tarafından yapılan açıklamada, son yaşanan acı olayın münferit bir kaza değil, Türkiye’deki kontrolsüz tarım ilacı (pestisit) kullanımının ve denetim yetersizliğinin acı bir sonucu olduğu vurgulandı. Açıklamada, geçmişte yediği nardan zehirlenerek 4 yaşında hayatını kaybeden minik Saliha’nın hatırası hatırlatılarak, “Zehirli nardan sonra şimdi de zehirli kiraz krizini konuşuyoruz. Halkımızın tükettiği gıdaların güvenliği tesadüflere bırakılamaz” denildi.
“Zirai İlaç Tüketimi 10 Yılda %50 Arttı, Kayıt Dışı Dehşet Boyutta”
Oda yönetiminin açıklamasında, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Tiryaki’nin verilerine ve TÜİK raporlarına atıfta bulunularak tarımdaki kimyasal tehlikenin boyutları şu tablo ile gözler önüne serildi:
| Yıl | Resmi Pestisit Kullanımı (Ton) | 10 Yıllık Tehlikeli Artış |
| 2015 | 39.000 | Başlangıç Seviyesi |
| 2026 | 55.000 – 60.000 | +21.000 Ton Artış |
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi: “Resmi verilere göre son 10 yılda kullanılan zirai ilaç miktarı 21 bin ton artmıştır. Ancak sahadaki uzmanlarımız kaçak ve kayıt dışı pestisit kullanımının çok yaygın olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla topraklarımıza, suyumuza ve sofralarımıza karışan gerçek zirai ilaç miktarı 60 bin tonun çok üzerindedir.”
“Avrupa’dan Dönen Zehirli Ürünlerde Türkiye İlk Sırada!”
Basın açıklamasında, Avrupa Birliği’nin uygun bulmayıp iade ettiği gıda ürünlerinin yayınlandığı Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi (RASFF) verilerine de dikkat çekildi. 1 Ocak – 30 Haziran 2026 tarihleri arasındaki RASFF raporlarına göre sınır kapılarından en çok uygunsuzluk alan ve iade edilen ülkeler listesinde Türkiye ilk sırada yer alıyor.
Dönen ürünlerde en sık tespit edilen ölümcül riskler ise şunlar:
Okratoksin ve Aflatoksin (Kanser yapıcı küf toksinleri)
Pestisit Kalıntıları (Limit aşımı yapan veya tamamen yasaklanmış kimyasallar)
Avrupa sınırından dönen bu tehlikeli gıdaların başında nar, domates ve taze biber geldiğini belirten Kocaeli Şubesi, “Avrupa’nın kabul etmediği bu zehirli kalıntıya sahip ürünler imha mı ediliyor, yoksa iç piyasada halkımıza mı yediriliyor? Bu sorunun cevabını bilmek Kocaeli ve tüm Türkiye halkının en doğal hakkıdır” sorusunu sordu.
“Yasaklı İlaçlar Kaçak Yollarla Tarlaya Giriyor”
Açıklamada, pestisit krizinin ardındaki yapısal sorunlar şu şekilde sıralandı:
Kaçak Girişler: AB ülkelerinde ve Türkiye’de kullanımı kesin olarak yasaklanmış olan kimi pestisitlerin, ihraç edilmek istenen gıdaların analizlerinde halen çıkması, bu ilaçların ülkeye kaçak olarak sokulduğunu ve kontrolsüzce uygulandığını kanıtlamaktadır.
Eğitimsiz ve Bilinçsiz Kullanım: Çiftçilerimizin zirai ilaç kullanımında doğru miktar, doğru zamanlama ve özellikle ilaçlama sonrası güvenli hasat bekleme süresi konularında yeterli eğitime sahip olmaması facialara zemin hazırlamaktadır.
Reçetesiz Satış Serbestliği: Tarım ilaçlarının dileyen her üretici tarafından hiçbir kısıtlama ve teknik personele tabi olmadan kolayca alınıp kullanılması kabul edilemez.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası’ndan Tarım ve Orman Bakanlığı’na Acil Çağrı
Basın açıklamasının son bölümünde gıda güvenliğinin ve halk sağlığının korunması için Tarım ve Orman Bakanlığı’na 4 maddelik acil eylem planı sunuldu:
1. Yasaklar Tavizsiz Uygulanmalı: AB’de yasaklanan tüm pestisit aktif maddeleri Türkiye’de de eş zamanlı yasaklanmalı, bu maddelerin ülkeye kaçak girişi tamamen engellenmelidir.
2. İç Piyasa Analizleri Şeffaf Olmalı: Denetimler sadece ihracat ürünleri için değil, yurt içinde (Kocaeli halleri, semt pazarları ve market zincirleri dahil) satışa sunulan ürünler için de sıklaştırılmalı ve analiz sonuçları şeffafça kamuoyu ile paylaşılmalıdır.
3. En Az 1000 Gıda Mühendisi Atanmalı: Bu denetimlerin etkin, bilimsel ve yeterli sayıda yapılabilmesi için kamuda gıda mühendisi istihdamı hayati önem taşımaktadır. Bakanlık, ilk elden en az 1000 gıda mühendisi atamasını derhal gerçekleştirmelidir.
4. Teknik Personel Sahaya İnmeli: Çiftçilerin dilediği gibi ilaç alıp kullanmasının önüne geçilmeli; tarlalarda ziraat mühendisleri ve ziraat teknisyenleri aktif görev almalıdır. İlaçlama süreçleri sadece teknik sertifikası olan ehil üreticiler ya da uzmanlar rehberliğinde yapılmalıdır.
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi Yönetim Kurulu olarak, Kastamonu’da yaşamını yitiren vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyor; topraklarımızın, suyumuzun ve geleceğimizin bu kontrolsüz kimyasallarla tahrip edilmesine karşı bilimin ve halkımızın sesi olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
