ADİL OLMANIN VAKTİ GEÇMEZ.

Batı Yakası TV
Batı Yakası TV  - Editör
3 Min Okuma

Eğer mesele gerçekten adil olmak, adaleti savunmak, haklıyla haksızı birbirinden ayırmaksa; bunu yalnızca bugün işimize geldiğinde değil, zamanında da yapabilmek gerekir. Üstelik bunu yaparken açıklamalarımızın birilerine dokunacağını, tepki çekeceğini ya da bizi zor durumda bırakacağını bilsek dahi…
Çünkü adalet, şartlara göre şekil değiştiren bir kavram değildir.
Bugün işimize geldiği için savunduğumuz, dün işimize gelmediği için görmezden geldiğimiz bir durum üzerinden adalet dersi vermenin kimseye faydası yoktur. Hele ki aynı konuda geçmişte yaşananları bilerek susmuşsak, bugün ortaya çıkıp ahkâm kesmek en hafif tabirle samimiyet tartışması doğurur.
Zaman hızla akıp geçiyor.
Önümüzde Ticaret Odası seçimleri var. Malum, seçim dönemlerinin de kendine has bir geleneği vardır. Adaylardan daha çok dışarıdakiler konuşur. Adaylardan daha çok başkaları yorum yapar. Hatta zaman zaman adayların ne söylemesi, ne yapması ve nasıl davranması gerektiğine bile başkaları karar verir.
Fakat bütün bu gürültünün içerisinde unutulmaması gereken çok basit bir gerçek var: Günün sonunda en doğru bilgi, adayın kendi ağzından çıkandır.
Mevcut Başkan Abdurrahman Aslantaş da göreve geldiği günden bu yana ekibiyle birlikte çalışmalarını sürdürüyor. Üstelik bunu seçimden seçime hatırlanan bir çalışma temposuyla değil, görev süresi boyunca devam eden bir anlayışla yapıyor.
Bazılarının ifade ettiği gibi “geçmişte yapılanların üzerine konmak” şeklindeki değerlendirmelerin aksine, yapılmayanı yapmak, eksik kalanları tamamlamak ve yeni projeleri hayata geçirmek noktasında da ciddi bir çaba ortaya koyuyor.
Elbette her yönetim gibi onun döneminin de eleştirilecek tarafları olabilir. Bunda hiçbir problem yok.
Eleştiri olacak. Sorgulama olacak. Hesap sorulacak. Eksikler ortaya konulacak. Daha iyisinin nasıl yapılabileceği tartışılacak. Zaten demokrasinin ve kurumsal yönetimin gereği de budur.
Ancak eleştiri yaparken ölçüyü kaçırmamak ve geçmişi de unutmamak gerekir.
Bugün yapılanları değerlendireceksek, dün yapılanları da aynı ölçüyle değerlendirmek zorundayız.
Abdurrahman Aslantaş ve ekibinin yaptığı çalışmalar konusunda merak edenler için de çok fazla söze gerek yok. Odanın faaliyet raporlarına, yapılan açıklamalara ve resmi sosyal medya hesaplarına bakmak yeterli.
Orada ne yapıldığı görülebilir. Gelelim bugün yaşanan tartışmalara…
Bazı basın emekçisi arkadaşlarımızı bir telaş almış gidiyor.
“Daha adaylığını açıklamadı.” “Odanın imkânları seçim çalışması için mi kullanılıyor?” “Bu doğru mu?” “Şu neden yapılıyor?” “Bu neden yapılıyor?”
Sorular peş peşe geliyor.
Elbette sormak, araştırmak ve sorgulamak basının görevidir. Buna kimsenin itirazı olamaz. Fakat insanın aklına şu soruyu sormak da geliyor:
Peki, bütün bunlar ilk kez mi oluyor?
Siyasetçi için de… Oda yönetimi için de… Aday için de… Basın mensubu için de… Ve elbette seçmen için de…
Kimse eleştiriden muaf değil.
Ama kimse de kendi pozisyonuna göre değişen bir adalet anlayışını topluma “hakkaniyet” diye sunmamalı.
Çünkü adaletin tarafı olmaz. Adaletin zamanı olmaz. Adalet, bugün bize yaradığı için savunduğumuz; yarın karşımıza çıktığında unuttuğumuz bir kavram hiç değildir.
Ama adaleti bugün hatırlayıp dün unutanların samimiyeti, mutlaka sorgulanır.
Gün gelir seçim biter kazanan koltuğunda devam eder ama biz yine aynı toplantılarda bir araya geliriz.

Bu haberi paylaş
Yazar Batı Yakası TV Editör
Takip Et:
Batı Yakası TV - Bölgenin Tek İnternet Televizyonu