YENİ Parti Kocaeli Milletvekili Prof. Dr. Mühip Kanko, Türkiye sanayisinde giderek ağırlaşan ekonomik tabloya dikkat çekerek AKP iktidarının ekonomi politikalarını sert sözlerle eleştirdi.
Sanayinin kalbi Kocaeli başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında üreticilerin yüksek faiz, yüksek enflasyon, finansmana erişim güçlüğü ve daralan iç talep altında ezildiğini belirten Kanko, “Artık alarm zilleri değil, çöküş sinyalleri duyuyoruz. İktidar hâlâ pembe tablolar çiziyor ama fabrikaların kapısında bambaşka bir Türkiye var.” dedi.
“TÜRKİYE’NİN SANAYİ DEVLERİ BİLE AYAKTA KALMAKTA ZORLANIYOR”
Kanko açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Fon piyasasında yaşanan krizler, borsadaki ağır kayıplar, yüksek faiz, yüksek enflasyon ve yıllardır sürdürülen yanlış ekonomi politikaları Türkiye’yi son derece kırılgan bir noktaya sürükledi.
Bugün sadece küçük esnafın değil, Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşlarının da bilançosunda tehlike çanları çalıyor.
Son örneklerden biri Vestel’dir.
Moody’s, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarından Vestel’in kredi notunu iflas eşiği seviyesine indirdi. Bir zamanlar dünyanın dört bir yanına ürün satan bu şirketin çalışan sayısı 2024 sonunda 19 bin 509 iken, Haziran 2026’da 11 bin 822’ye kadar geriledi. Bu tabloyu görmezden gelemezsiniz!
Bu sıradan bir gelişme değildir. Türkiye’nin üretim gücü açısından üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir uyarıdır.
Bir zamanlar dünyanın dört bir yanına ihracat yapan dev sanayi kuruluşlarımızın finansal baskıyla karşı karşıya kalması, fabrikaların küçülmesi, çalışan sayılarının azalması ve yatırımların ertelenmesi bize ekonomideki gerçek tabloyu gösteriyor.”
“HANGİ EKONOMİK BAŞARIDAN SÖZ EDİYORSUNUZ?”
AKP iktidarına seslenen Kanko şöyle devam etti:
“Fabrikalar küçülürken hangi başarıdan söz ediyorsunuz?
İşçiler işini kaybederken hangi büyümeden söz ediyorsunuz?
Esnaf kepenk indirirken, sanayici krediye ulaşamazken, üretici maliyet hesabı yapamaz hâle gelmişken hangi ekonomi mucizesini anlatıyorsunuz?
Yüksek faizle üreticiyi boğan, yüksek enflasyonla vatandaşın alım gücünü eriten, ağır vergi yüküyle işletmeleri ezen bu düzen sürdürülemez.
Türkiye’nin ekonomisini sıcak para, yüksek faiz ve günü kurtarmaya yönelik kararlarla yönetemezsiniz. Üretmeden büyüyemezsiniz. Sanayiciyi yok ederek istihdam yaratamazsınız. Esnafı batırarak ekonomiyi ayakta tutamazsınız.
AKP’nin yanlış ekonomi politikalarının faturası artık sadece dar gelirliye değil; işçiden esnafa, KOBİ’den ihracatçıya, sanayiciden Türkiye’nin en büyük şirketlerine kadar herkese kesiliyor.”
“YENİ PARTİ’NİN TERCİHİ RANT DEĞİL ÜRETİM OLACAK”
Kanko, YENİ Parti’nin sanayi ve üretime ilişkin çözüm önerilerini de açıklayarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye’nin ihtiyacı günü kurtaran pansuman tedbirler değil, kapsamlı bir üretim seferberliğidir.
YENİ Parti olarak; Önce ülkedeki adalet sistemini bağımsız hale getirerek, yurtdışındaki ve yurt içindeki yatırımcının güvenini tesis ederek, üretim ve istihdam sağlayan işletmeler için finansmana erişimi kolaylaştıracak, KOBİ ve sanayiciye uygun maliyetli ve uzun vadeli yatırım kredileri sağlayacağız. Vergi sistemini üretimi, yatırımı, ihracatı ve istihdamı teşvik edecek biçimde yeniden düzenleyeceğiz.
Sanayicinin üzerindeki enerji maliyetlerini ve öngörülemez vergi yüklerini azaltacağız. Teknoloji, yüksek katma değer ve ihracat odaklı yatırımları destekleyecek; yerli üreticiyi haksız rekabet karşısında yalnız bırakmayacağız.
Özellikle Kocaeli gibi Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan sanayi kentlerinde mevcut tesislerin teknolojik dönüşümünü, yeşil üretimi ve yüksek katma değerli sanayiyi destekleyeceğiz. Sanayi politikası ile eğitim ve istihdam politikalarını birlikte planlayacağız.
Kamu kaynaklarını rant ekonomisine değil üretime, teknolojiye, yatırıma ve istihdama yönlendireceğiz.”
“FABRİKALARIN BACASI TÜTECEK, İŞÇİ İŞİNİ KAYBETMEYECEK”
Kanko sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye üretimden koparılamaz!
Bizim ekonomi anlayışımızda kazanan birkaç ayrıcalıklı çevre değil; üreten sanayici, alın teri döken işçi, kepengini açık tutmaya çalışan esnaf ve geleceğe yatırım yapan girişimci olacaktır.
Bu ülkenin fabrikalarının bacası tütecek, işçisi işini kaybetmeyecek, esnafı kepenk kapatmayacak, sanayicisi yüksek faiz kıskacında boğulmayacak.
Türkiye’yi yeniden üreten, yatırım yapan, ihracatını artıran ve emeğin karşılığını aldığı güçlü bir ekonomi hâline getireceğiz.
AKP’nin yarattığı borç, faiz ve kriz ekonomisinin karşısına üretim, yatırım, istihdam ve adalet ekonomisini koyacağız. Türkiye’yi rantla değil, üretimle ayağa kaldıracağız!”
