Kocaeli Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) 2 Nolu Şube, 2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte bölgede ve ülke genelinde derinleşen krizlere dikkat çekmek amacıyla kapsamlı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada, kamusal eğitime ayrılan payın azalmasıyla birlikte derinleşen eşitsizliklere ve çocukların temel haklarından mahrum bırakıldığına vurgu yapıldı.
1. Beslenme ve Yoksulluk Krizi: Ücretsiz Okul Yemeği Şart
Türkiye’nin OECD verilerine göre çocuk yoksulluğunda dünyada ikinci sırada yer aldığı hatırlatılan açıklamada, milyonlarca çocuğun yoksulluk nedeniyle okula aç gittiği veya eğitime devam edemediği belirtildi.
Temel Talep: Barınma, beslenme ve ulaşımın eğitim hakkının ayrılmaz birer parçası olduğu vurgulanarak, kamu okullarındaki tüm kademelerde ücretsiz okul yemeği uygulamasının derhal başlatılması ve genel bütçeden finanse edilmesi istendi.
2. Fiziki Yetersizlikler, İkili Eğitim ve Hijyen Krizi
Tasarruf tedbirleri adı altında okul yatırımlarının durdurulması, deprem riskiyle yıkılan binaların zamanında tamamlanmaması ve bütçe yetersizlikleri bölgede ciddi altyapı sorunlarına yol açıyor.
İkili Eğitim ve Güvenlik: Okul kapasitelerinin yetersizliği nedeniyle birçok okulda ikili eğitime geçildiği; çocukların sabah karanlığında (saat 07.30’da) derse başlamak zorunda kaldığı belirtildi. Erken saatlerin hem akademik verimi düşürdüğü hem de karanlıkta yola çıkan çocuklar için güvenlik riskleri yarattığı, nitekim 4 Şubat’ta 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu’nun feci bir kazada kaybedildiği hatırlatıldı.
Hijyen Krizi: Kadrolu temizlik personeli atanmaması ve TYP (Toplum Yararına Programlar) kapsamındaki geçici modellerin sınırlandırılması nedeniyle okulların sabun ve dezenfektan gibi en temel hijyen malzemelerinden yoksun kaldığı ifade edildi.
3. Kayıt Adı Altında Alınan Fahiş Ücretler
Anayasa’nın 42. maddesine göre devlet okullarında eğitimin parasız olması esasına rağmen; velilerden “kayıt/bağış”, “turnike/kart”, “arma”, “perde” ve “sınıf dolabı” gibi adlar altında fahiş ücretler talep edildiği belirtildi.
Bir ortaokulda öğrenci başına 1.800 TL turnike/kart ücreti istendiği, 5 ayrı kıyafet için zorunlu tutulan arma masrafının 600 TL’yi bulduğu ifade edilerek MEB’e bu ödemelerin şeffaf bir şekilde açıklanması çağrısı yapıldı.
4. Okul Öncesi Eğitim Ayrıcalık Değil, Haktır
Beyin gelişiminin yüzde 90’ının ilk 5 yılda tamamlandığına dikkat çekilen açıklamada, okul öncesi eğitimin zorunlu olmaması nedeniyle ailelerin sırtına büyük bir mali yük bindiği ifade edildi.
Gebze’de devlet ana sınıflarına giden bir velinin aylık en az 3.500 TL ile 10.000 TL arasında ücret ödemek zorunda kaldığı; en yakın mesafe servis ücretlerinin ise 3.388 TL’yi bulduğu açıklandı.
Son yıllarda yüzlerce anaokulunun kapatıldığı, kamu okullarındaki öğrenci sayısı azalırken 4-6 yaş Kur’an kurslarındaki çocuk sayısının arttığına dikkat çekilerek, okul öncesi eğitimin tüm çocuklar için parasız ve zorunlu hale getirilmesi istendi.
5. Nitelikli Okul Krizi ve MESEM (Çocuk İşçiliği)
Kontenjan Kısıtlamaları: Gebze, Darıca, Çayırova ve Dilovası’nda sınavla öğrenci alan “nitelikli lise” sayısının son derece sınırlı olduğu; bu durumun dar gelirli aileleri özel okullara ya da “niteliksiz” görülen okullara mecbur bıraktığı vurgulandı.
MESEM Tehlikesi: İstanbul-Kocaeli havzasında binlerce MESEM öğrencisi bulunduğu, yeterli güvenlik önlemlerinin alınmadığı bu uygulamalar nedeniyle ülke genelinde iş cinayetlerinde kaybedilen çocuk sayısının 37’ye yükseldiği hatırlatılarak “MESEM uygulamasından vazgeçilsin” çağrısı yinelendi.
Veli-Der 2 Nolu Şube’nin Acil Çözüm Talepleri:
Kamusal, parasız, bilimsel, laik ve nitelikli eğitim güvence altına alınmalıdır.
Okul öncesi eğitim en az bir yıl zorunlu olmalıdır.
Çocuk emeği sömürüsüne ve MESEM uygulamalarına son verilmelidir.
Okullarda bir öğün yemek ve temiz su sağlanmalı; yeterli temizlik ve güvenlik personeli tahsis edilmelidir.
İkili eğitime ve kalıcı yaz saati uygulamasına derhal son verilmelidir.
