KOCAELİ’DE ULAŞIMA ZAM TALEPLERİ BİTMEK BİLMİYOR!

Batı Yakası TV
Batı Yakası TV  - Editör
5 Min Okuma

Henüz geçen Mayıs ayında yapılan zamların dumanı tüterken, Kocaeli Minibüsçüler ve Otobüsçüler Esnaf Odası Başkanı Mustafa Kurt’tan yine zam sesleri yükselmeye başladı. Küresel çalkantılar, tırmanan petrol fiyatları derken faturanın her 4 ayda bir vatandaşa kesilmesi bardaktan taşan son damla oldu. Kocaelililer soruyor: “Vatandaş patronundan 4 ayda bir zam alabiliyor mu ki dolmuşa 4 ayda bir zam ödesin?”

Sürekli zamla çarkı döndürmeye çalışan bu mantık; vatandaşı mağdur eden, toplu taşımayı erişilebilir olmaktan çıkaran ve şehir içi ulaşımı tamamen tıkama noktasına getiren sürdürülemez bir çıkmazdır  

“Her 4 Ayda Bir Zam Tantanası Bizi Yıldırdı”

Orta Doğu’daki savaş gerilimleri, ABD’nin politikaları ve brent petroldeki dalgalanmalar gerekçe gösterilerek Kocaeli ulaşımı yeniden bir zam krizinin eşiğine getirildi. Ancak vatandaşın sabrı tamamen tükenmiş durumda. Her birkaç ayda bir ekranlarda ve gazetelerde Mustafa Kurt’un zam açıklamalarını görmekten, kentin huzurunun ve kimyasının bozulmasından bıkan Kocaeli halkı, ulaşımın artık sadece bir yerel yönetim meselesi değil, enflasyonu doğrudan tetikleyen “milli bir sorun” haline geldiğini vurguluyor.

Kocaeli artık mutlu şehir değil, mutsuz ve zamlı

Vatandaştan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne Sert Serzeniş: “Halkın mı, Esnafın mı Yanındasınız?”

Kocaeli’de son ulaşım zammının üzerinden henüz 120 gün geçmişken yeni bir zam talebinin masaya gelmesi, toplu taşıma sistemindeki yapısal krizin ve derinleşen ekonomik yükün ne kadar sürdürülemez olduğunu açıkça gözler önüne seriyor. Dört ay gibi kısa bir sürede tekrarlanan bu talepler, sızdırılan oranlar ve basında yürütülen söylemler üzerinden adeta vatandaşın tepkisini ölçme ve kamuoyunu kaçınılmaz bir zama alıştırma stratejisine dönüşmüş durumdadır. 

Zam tartışmalarının odağındaki en büyük sitem ise Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne yöneltiliyor. Kent sakinleri, belediyenin esnaf oda başkanının her talep ettiği zammı adeta bir “noter” gibi onaylamasından  rahatsız.

Vatandaşlar belediye yönetimine şu sözlerle serzenişte bulunuyor:

“Belediye esnafın emrinde mi, yoksa bu kentin insanının emrinde mi? Eğer her sıkışıldığında fatura vatandaşa kesilecekse, sosyal belediyecilik nerededir? Özel halk otobüsleri kazanacak diye vatandaşın cebi delik deşik ediliyor. Büyükşehir Belediyesi artık esnafın taleplerine ‘dur’ demeli, kendi araç sayısını artırmalı, fiyatlarını sabit tutmalı ve halkın yanında durduğunu göstermelidir!”

“Düz Hesap 200 TL Yapın da rahat edin!”

Toplu taşımadaki bu bitmeyen zam döngüsüne vatandaşlar sert ve mizahi tepkiler gösteriyor:

“Madem küresel krizlerden, petrolden bu kadar etkileniliyor; verin indi-bindiyi düz hesap 200 TL! Yeter ki her 3-4 ayda bir zam haberiyle milletin midesini bulandırmayın, strese sokmayın. Esnaf da rahat etsin, vatandaş da en azından önünü görsün!”

Bu sert eleştiri, aslında vatandaşın çaresizliğini ve sistemin sürdürülemez hale geldiğini gözler önüne seriyor.

“Özel araç alternatif mi yoksa şehrin trafiğini ve havasını felç eden kent kâbusu mu?”

Toplu taşımaya art arda gelen zamlar, vatandaş için özel araç kullanımını neredeyse daha ekonomik bir alternatif haline getirdi. Ancak bu kaçış, Kocaeli’deki mevcut yol kapasitesinin yetersizliği, dar caddeler ve kronikleşen otopark sıkıntısı nedeniyle şehri tam bir kilitlenme noktasına sürüyor. 

Fiyatlar arttıkça toplu taşımadan kaçan vatandaşların kendi araçlarıyla yola çıkması, zaten nefes alamayan şehir trafiğini durma noktasına getirecek; uzayan kuyruklar ve rölantide bekleyen binlerce araç yüzünden hava kirliliği vahim boyutlara ulaşacaktır. 

Ulaşıma yapılan her zam, sadece vatandaşın cebini delmekle kalmayıp Kocaeli trafiğini ve havasını felç eden bir çevre ve altyapı krizine dönüşmektedir.

Çözüm Zamda Değil, Sosyal Belediyecilikte!

Her birkaç ayda bir bilet fiyatlarına yüklenmek, halkın alım gücünü hiçe saydığı gibi ulaşım esnafının ve sistemin kronikleşen maliyet sorunlarına da kalıcı bir çözüm sunmamaktadır. Sürekli zamla çarkı döndürmeye çalışan bu mantık; vatandaşı mağdur eden, toplu taşımayı erişilebilir olmaktan çıkaran ve şehir içi ulaşımı tamamen tıkama noktasına getiren sürdürülemez bir çıkmazdır  

Kocaeli ulaşımı her 4 ayda bir krizle sarsılamaz. Esnafın artan maliyetlerini doğrudan vatandaşın cebine yansıtmak, şehirdeki yaşam kalitesini ve ekonomik dengeyi altüst etmektedir. Yerel yönetimin ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu noktada esnaf ile vatandaş arasında kalıcı bir sübvanse ve destek modeli geliştirmesi; vatandaşın ise en doğal hakkı olan tepkisini toplu taşımayı boykot ederek gösterme noktasına gelmeden bu gidişata dur demesi gerekmektedir. (KAYNAK YEREL HABER AJANSI)

Bu haberi paylaş
Yazar Batı Yakası TV Editör
Takip Et:
Batı Yakası TV - Bölgenin Tek İnternet Televizyonu