EĞİTİMCİLER; İTİRAZ EDİYORUZ! SUSMUYORUZ! HAYKIRIYORUZ!

Batı Yakası TV
Batı Yakası TV  - Editör
3 Min Okuma

Darıca Osman Hamdibey İlkokulu’nda öğrencisini korumak isterken veli tarafından saldırıya uğrayan öğretmen Burak Laçin’in üzerine yürünmesi ve araya giren öğretmen Mehmet Demir’in de darbedilmesi olayına meslektaşlarının tepkileri devam ediyor.

Hürriyetçi Eğitim Sen Darıca İlçe Temsilcisi İbrahim Beki, öğretmene karşı işlenen suçların “katalog suçlar” kapsamına alınması gerektiğini şiddet konusunda yeterli tedbirler alınmadığını takdirde yine alanlarda, yine meydanlarda olacaklarını açıkladı.

Konu hakkında açıklama yapan Hürriyetçi Eğitim Sen Darıca İlçe Temsilcisi İbrahim Beki, şu görüşlere yer verdi;Biliyoruz ki şiddet varsa eğitim yok!.. Şiddet çözümün değil problemlerin kaynağıdır. Şiddet gücün değil güçsüzlüğün, anlayışsızlığın ve çaresizliğin göstergesidir. Şiddet yalnızca muhattabını değil, herkesi yaralayan, insanlığın kaybettiği bir hastalıktır. Bir Çin atasözü şöyle diyor; “İlk yumruğu atan, fikirlerinin yetersizliğini kabul etmiştir”…

Unutulmamalıdır ki, şiddet gören öğretmenlerin öğretebilme-öğretme heyecanı sönmekte, “Veli bana tekrar zarar verir mi?” paranoyası yaşamakta, meslekten soğumakta, yönetime olan güvenleri azalmaktadır. Bu şiddete şahit olan öğrencilerde ise; kendilerine, çevrelerine ve yine yönetimlere olan güvenleri azalmakta, ruh sağlıkları bozulmakta ve bu durumun ileride patolojik ve travmatik sonuçları oluşmaktadır.

Son zamanlarda art arda yaşadığımız olaylar gösteriyor ki, Türk Milleti olarak toplumsal bir cinnetin eşiğindeyiz. İki tane küçük çocuğun 1 saat sonra unutabileceği bir meseleyi bile neredeyse kan davası haline getirebiliyoruz. Nereye doğru gidiyoruz, nereye doğru koşuyoruz?

Adeta toplumun her kesimi birbirine düşman edilmiş vaziyette. Ve sanki halkımız, bir grubun, bir zümrenin sosyal deneyleri için kobay olarak kullanılmaktadır… Evet, bize göre durum bu kadar kritiktir.

İtiraz ediyoruz! Susmuyoruz! Haykırıyoruz!

Bizler ne kimsenin sosyal deneyleri için bir kobay, ne de kimsenin ayağının paspası değiliz.

Devlet, 15-20 yıl boyunca büyük çabalar sarf ederek okutup yetiştirdiği öğretmeninin, doktorunun, hemşiresinin, mühendisinin arkasında durmak zorundadır. Çünkü aslında şiddet yalnızca öğretmenin değil, bütün kamu çalışanlarının da problemi haline gelmiştir.

Peki bu konuda bizlerin muhattabı olan Milli Eğitim Bakanlığı öğretmene şiddet konusunda şimdiye kadar hangi somut adımları atmıştır? Sayın Cumhurbaşkanı öğretmene karşı işlenen suçlar noktasında, “Ceza kanunlarında öngörülen cezalar yarı oranında artırılacak, bu fiilleri işleyenlerin cezasının ertelenmesi engellenecek, bu fiiller tutuksuz değil tutuklu yargılanma sebebi sayılacak” demişti.

                Ancak aldığımız duyumlar Öğretmenlik Meslek Kanununda (ÖMK) tutuklu yargılanmayla ilgili bir madde olmadığı yönündedir. Eğer öyleyse, İbrahim Oktugan öğretmenimizin öldürülmesi olayının sıcaklığı ile yine öğretmenin ağzına bir kaşık bal çalınmıştır.

                Daha önce 10 Mayıs yürüyüşümüzde de Hürriyetçi Eğitim Sen olarak belirttiğimiz üzere yineliyoruz, öğretmene karşı işlenen suçlar “katalog suçlar” kapsamına alınmalıdır. Önleyici güvenlik tedbirleri olarak, her okula kadrolu bir güvenlik görevlisi atanmalı, gerekirse X ray cihazları konulmalıdır.

                Hürriyetçi Eğitim Sen olarak şimdiden ilan ediyoruz ki, ÖMK’da şiddet konusunda yeterli tedbirler alınmadığını görürsek yine alanlarda, yine meydanlarda olacağız.’’

Bu haberi paylaş
Yazar Batı Yakası TV Editör
Takip Et:
Batı Yakası TV - Bölgenin Tek İnternet Televizyonu
yorum Yap